ERKEN Mİ OLMUŞ? BENCE TAM ZAMANIYDI.

15 Kas 2009

Haftasonunu evde ve hasta geçirmek ancak bu kadar zevkli olabilir. Daha fazlası olmaz, olamaz. Çok iddialıyım. Ortam şenlensin, salya sümük surat birazcık gülsün, eğlensin diye kasımın ortasında yılbaşı ağacı bile kurarım. Daha ben ne yapayım...

KIŞ MODU

11 Kas 2009


Bu aralar sürekli aklımdan yazılar yazıyorum bloga. Yüklemem gereken resimler var, yazmak istediğim yazılar var, yavaşlayan bilgisayarımı temizlemem gerek. Ama ben hiçbirini yapmıyorum. Yapamıyorum. İnanılmaz organize yaşadığım bu dönemde blogu hiçbir araya sıkıştıramıyorum.

Evdeki düzene taktım yine. Galiba mevsim değişiklikleri böyle etkiliyor beni. Kış hazırlıkları başladı şimdi de. Bitki çayları tezgahdaki yerini aldı. Battaniyeler koltukta hazır. Okunacak kitaplarsıra sıra dizildi başucuna. Çizgi film arşivi genişletildi. Yedi senelik evlilik hayatımda hiç ihtiyaç duymadığım fırın, mutfakta yerini buldu. Bizim bücürla yaptığımız kurabiyeler her seferinde hayal kırıklğı ile sonuçlanınca fırın ihtiyaç listesinde birinci sırayı kaptı. Resim ilk deneme. Bir heyecan bir heyecan sormayın. Aynı gece içinde hem kurabiye hem börek hiç yapmamıştım:)

BOYAMA ÖNLÜĞÜ VE BOYAMA ZEMİN MATI

06 Kas 2009


Bu gece ilk defa kullandık, bayıldık. Meraklısına buradan aldım.

FENER ALAYI

31 Eki 2009



Bu nedir derseniz fotoğrafçı tarafından katledilmiş bir fener alayı. bahanem çok ama korkmayın sıralamayacağım.
Bu nedir derseniz hemen
söyleyeyim fener alayı şoku yaşayan bir çocuk. Kafası karışmış çoşkuya anlam verememiş bir çocuk.

Posted by Picasa

NE KADAR BÜYÜMÜŞÜM

29 Eki 2009



Tarih:29-ekim-2009
Boy:98cm
Kilo:17.3kg



PARKTA SONBAHAR

25 Eki 2009

Sabahları dükkan açma durumum beni çok olumlu etkiledi. Sabah 6:30da başlayan mesaiyi 3 gibi bitirince günün geri kalanı tamamen benim oldu. Spora devam ediyorum, sinemaya gidebiliyorum, evdeki işlerimi daha rahat hallediyorum, panik halde yemek hazırlamıyorum, hepsinden önemlisi Derin'le daha çok vakit geçirebiliyorum.

İşte bu öğleden sonraların birinde parkta keyifli zamanlar geçirdik. Haftaiçi olduğundan park boştu, sallandık, kaydık, kedi kovaladık, karga takip ettik, binmeye yeni başladığımız scooter ile bol bol pratik yaptık. Tabiki Çiğdem'e de pratik yaptırdık. Bu Çiğdem olayı gittikçe ayrı bir yazı durumuna geliyor, bizimki kendini Çiğdem'in annesi sanıyor. Benim yaptıklarımın aynısını yapıyor, benim söylediklerimin aynısını söylüyor. Ayna gibi, bazen dehşete düşmüyor değilim ben böylemi yapıyorum diye:)




AOÇ

21 Eki 2009

Ailemize yeni katılan Çiğdem. Gittiğimiz heryere onu da götürüyoruz. Banyo yaparken ona da banyo yaptırıyoruz. Fotoğraf Çiğdem ve aslanı çek anne baskısıyla çekildi. Esas kızın her hayvanla fotoğrafı yok ama Çiğdem'in var. Hayırlısı diyelim...


Yorgun düşen anne doğru faytona der. Üşengeç anne keyifli anne olur bir anda.



dıgıdık dıgıdık...




MANDAL BOYAMA

17 Eki 2009




Esin kaynağımız Ayça. Yaratıcılığı sınırlı anneler için bir blog sahibi olmak büyük şans diyorum,daha da birşey demiyorum. Mandal boyamak cidden çok güzel ve keyifli bir aktiviteydi. Bizim ufaklık sık sık anne bana mandal alır mısın der oldu. Anne de kara kara düşünüyor şimdi bu kadar mandalla ne yapılır? Yetiş Ayça ne yapılır:)

KUTLAMALAR KUTLAMALAR

14 Eki 2009


Ekim kutlamalar ayı olarak başadı. Önce benim doğumgünüm ardından dayının doğumgünü, bir mum üfleme olayı, alkışlar, iyiki doğdunlar, Şenlik havasında giriş yaptık ekim ayına. Aslında çocuklar için tüm bu tantana. Eskiden heyecanlanırdım doğumgünlerimde, bir hareket, bir aktivite beklerdim. Şimdi beklentilerim çok az. Hatta hiçbirşey olmasa da olur. Netice de yaşlandım, iyi birşey mi oldu yani???

HAFİFLEDİM

10 Eki 2009


Derin ile Yasemin parktalardı. Benimse evde yapılacak işlerim vardı. Bir odadan öbürüne koştururken gözüm bir an Derin'in odasına takıldı. Oda üzerime üzerime geldi sanki. Allahım ne ara almıştık bu kadar oyuncağı. M2 sabit, oyuncaklar sürekli artmakta. Uzun bir süre kapıdan odayı seyrettim. Kendime kızdım, daha doğrusu en çok kendime kızdım. Aslında aydınlanma odaya gözümün takılması ile başlamadı. O bir şoktu. Ben ne yapıyorumun şoku. Olay söyle başladı. Birkaç gün önce gazeteden kupon biriktirip aldığımız bilgisayar dükkana geldi. Ben de Ankara'dan yeni dönmüştüm. Aziz'e ben Ankara'dan Derin'e zaten birşeyler aldım, bu bilgisayar da senin hediyen olsun, akşam bize gelirken getirirsin dedim. Derin çok sevindi bilgisayarı görünce ama 10 dak. içinde bizim bilgisayarlar gibi olmadığını anlayıp, ufak çaplı bir hayal kırıklığı yaşadı. Ardından Aziz'e dönüp -Azizcim bana yarın bir televizyon, bir dvd, bir de kumanda alırmısın dedi!!! İşte ilk işaret buydu. İkinci işaret ise Yasemin'den geldi. Yazıyı okudum, birşeyler yapmalıyım dedim. Ne yapmam gerektiğini ise Derin'in kapısında durup üzerime üzerime gelen odayı incelerken buldum. Bütün oynamadığı oyuncaklarını kaldırdım, uzun bir süre oyuncak almama kararı aldım. Şimdi oda da hafifledi ben de hafifledim.